Kayıtlar

3 P’ye 5 Köfte

 Selamlar!  2. Yayını yine hastane bekleme odasında yazıyorum. Başka boş zamanım olmuyor demek ki… Bütün biraz ekonomiden bahsedeceğim. Ilk geldiğim sene artan market paralarıyla 2 aysa araba aldığımdan bahsetmiştim. Hayat 6 yıl önce daha güzeldi. Şu an bununyapmak pek mümkün değil. Aslında yine alınır hatta 1 günlük (12 saat) maaşımla kazalı araba alabilirim orta düzey falan. Her şey o kadar farklı ki bunu anlatmak da ayrıca bi yayın konusu.  2017 yazında İngiltere’ye taşındığından bahsetmiştim. Ilk olarak saati 6,5 pound olan garsonluk işiyle başladım. 2017’de  6,5 pound ne demek peki? Sevgi demek, emek demek 🤢 Şöyle söyleyeyim ortalama bi marketten 6lı organik yumurta, 2,5 lt süt, dilimli büyük paket ekmek, 2lt yağ, yarım kilo et diyebilirim. Şu an bunlar en az 12 pound tutar. Ama sorsak da enflasyon %12.  Gıda alışverişi ile birlikte temel barınma ihtiyacı da  bi o kadar pahalandı. Kiralar aldı başını gitti. Küflü küflü evlere verdiğimiz kiralar inanıl...

First day of my new life!

 Selamlar, Eski yazılarımın hepsinin silinmesi çok kötü 👎🏼 Ne kadar yer kaplamış olabilir database’de? Bi benim 30 kblik yayinimi mi sığdıramadiniz diye sorarlar adama … Neyse olan oldu!  New life’tan kastımı açıklayayım: İngiltere! Da Dan Dan Daran!  2017 Haziran’da, yani yaklaşık 6 yıl önce geldim. Gelirken tabii İelts sınavları,  kilo kilo evrakları biriktirmek ve sonuç beklemek tam 9 ay sürdü. Gelirken sınavları da tek seferde geçmenin etkisiyle( tabii bir de yaklaşık 1 senedir devlet lisesinde ingilizce öğretmenliği yapıyor olamamdan kaynaklanan özgüven var) dil konusunda hiç sıkıntı yaşamam diye çıktım geldim. Hava alanında basit ve anlaşılır konuşulduğu için farkına varmadım pek andavallığımın. Ve tabii inanılmaz bir heyecan var insanlar konuşurken ağızlarından kelime yakalamaya çalışıyorum, kulaklarım resmen zonkluyor panikten ya anlamazsam ya anlayamazsam derdimi diye… neyse iyi kötü geldik eve.  Ertesi gün markete gittim ama nasıl gittim. Evde wi-fi’...