First day of my new life!
Selamlar,
Eski yazılarımın hepsinin silinmesi çok kötü 👎🏼 Ne kadar yer kaplamış olabilir database’de? Bi benim 30 kblik yayinimi mi sığdıramadiniz diye sorarlar adama … Neyse olan oldu!
New life’tan kastımı açıklayayım: İngiltere! Da Dan Dan Daran!
2017 Haziran’da, yani yaklaşık 6 yıl önce geldim. Gelirken tabii İelts sınavları, kilo kilo evrakları biriktirmek ve sonuç beklemek tam 9 ay sürdü. Gelirken sınavları da tek seferde geçmenin etkisiyle( tabii bir de yaklaşık 1 senedir devlet lisesinde ingilizce öğretmenliği yapıyor olamamdan kaynaklanan özgüven var) dil konusunda hiç sıkıntı yaşamam diye çıktım geldim. Hava alanında basit ve anlaşılır konuşulduğu için farkına varmadım pek andavallığımın. Ve tabii inanılmaz bir heyecan var insanlar konuşurken ağızlarından kelime yakalamaya çalışıyorum, kulaklarım resmen zonkluyor panikten ya anlamazsam ya anlayamazsam derdimi diye… neyse iyi kötü geldik eve.
Ertesi gün markete gittim ama nasıl gittim. Evde wi-fi’dan bağlanıp baktığım Google maps görüntüleriyle harita takibi yapıyorum. Zaten evden çıkmamla panik başladı. Kafamdan “ şu an bi adanın üzerindeyim, ailem çok uzakta tanıdığım 1 kişi var bi şey olsa ona ulaşamazsam y… yerim, zaten hattım bile yok telefon çalışmıyor” kaygılarıyla ayağımı bastığım toprak sallanıyor sanki. “Kendini ait hissetmeme” nin tillahını yaşıyorum. Yanımda £40 var nakit olarak çünkü zaten banka hesabım vs hiç bi şey yok. Neyse aldım 3-5 bişey ama nasıl aldım… Geldim kasaya kasada genç bi çocuk bi şeyler söyledi ve beklenti içinde suratıma bakıyor. Ben dedim “sorry? “ Tekrarladı “ !?@)@,!,& pound” ha dedim para istiyor tabii. 20 pound uzattım, bi kaç saniye sonra 20 pound daha… çocuk dedi “Enough” ama nasıl malım! Fişi aldım baktım 7 pound tutmuş. Dedim ulan Seda 7’yi mi anlamadın ? Seven ulan seven 3 yaşında çocuk bilir seven’ı 🥸
Türkiye’de okulda, kursta öğretilen gramerin ve alıştığımız Amerikan aksanının burda büyük patladığı gerçeği ilk 24 saat içinde yüzüme vurdu anlayacağınız.
İki hafta içinde işe başladım garson olarak, biraz çevreyi öğrendim biraz kulak aşinalığı oldu tabii çalıştığım insanlar da Türk olduğu için “kofi” değil de “kafi “(coffee) ya da “hot”yerine “hat “ demem gibi Amerikan/ Türk aksanı sorunlarımla yüzüme vura vura öğrettiler :)
Neyse ki yaşadığımız bölge İngiltere’nin güneyinde , ırkçılığın az, çeşitli ırkların ve yaşlıların çok olduğu bir güney kasabası olduğu için alışma sürecimce büyük travmalar yaşamadım. Yaşlıların çok olduğu bi bölge olması benim büyük ölçüde işime geldi. Dükkana gelen yaşlılar yemekten çok sohbet için geliyorlar, seni sabırla dinliyorlar ve tonlarca soru sorarak bedava pratik yapmama yardım ettiler. Hem yemek satarak paralarını aldım hem de bedava speaking dersi aldım enayilerden 😏
2017 yılında enflasyon uğramamış bi ülkede saati 6,5 pound’a çalışarak 2 ayda kenara 1000 pound atıp bi araba aldım ve 2 bin’e sattım.😎 muhteşem bir insanım. Yok yok! Dürüst olayım hayatımın hiç bir döneminde para biriktirmemiştim ya da biriktirememiştim. Çok savurgan bi insan değilim ama çok tutumlu da değilim. Biriktirebildim çünkü sponsorum (my beloved husband) ev giderlerini karşılıyordu ben sadece kazandığımı markete harcıyordum artanı biriktirmiştim . İşin maddi boyunutunu anlatmak için ayrı bir yayın yapacağım. Eski blogumda yeni yayını mı bekleyen 3-5 arkadaşım vardı. Şimdi milyonlar nefeslerini tutmuş beni bekliyor çünkü…
Love 🧡
Yorumlar
Yorum Gönder